Poseidon, Poseidon Anlamı ve Düşündürdükleri …
Poseidon, Poseidon’un Anlamı ve DüşündürdükleriPoseidon kelimesi Mart 2007′de Türkiye’de en sık aranan kelimeler arasında 7. sırayı almış (bknz Mart 2007 itibariyle internette en çok aranan kelimeler). 42 yaşında bu kelimeyi ilk defa işitmiş birisi olarak boşuna bu kadar mürekkep yalamışım dedim. Utana sıkıla acaba Türkiye’de bu pekçok kişinin ismini bilerek aradığı kelime neymiş diye ben de arayayım dedim. Aşağıda Poseidon kelimesinin anlamını öğrendikten sonra bir-iki satır yazma isteği hasıl oldu. Önce Poseidon kelimesi anlamı (Wikipedia’dan)
Poseidon’un farklı anlamları:
* Poseidon, Zeus’un kardeşidir. Denizler tanrısıdır (Neptün).
Ona tapınan deniz yaratıkları arasında itibarı büyüktür. Titan Oceanus’un büyük torunlarından Amphitrite ile evlidir. Silahı dünyayı sallayabilen ve her şeyi paramparça edebilen üç dişli bir çataldır. Zeus’tan sonra diğer tanrılar arasında en güçlü olandır. Okyanusun derinliklerinde, mercanlar ve deniz çiçekleriyle süslenmiş, fosforlu kızıl bir ışıkla aydınlanan, altından muhteşem bir sarayı vardır. Yunusların, deniz atlarının ve diğer deniz canlılarının çektiği iki tekerli arabasıyla ilerler.
* Poseidon, balistik ve stratejik güdümlü mermi
Poseidon, ABD yapımı, balistik, stratejik güdümlü bir mermidir.
1971′den başlanarak, ABD’nin nükleer denizaltılarına (dalmış durumda bir denizaltıdan fırlatılabilir) yerleştirilen Poseidonların her biri 40 kt gücünde ve 4.200 km erimli 14 nükleer başlık taşıyabilir. 1980 yıllarından başlanarak, nükleer denizaltılara Poseidonların yerine daha güçlü Tridentler takılmaya başlanmıştır.
Görüldüğü üzere Poseidon kelimesiyle internetten arama yapanların büyük ihtimalle erkek çocuklar olduğu anlaşılıyor. Muhtemelen bir savaş ya da dövüş oyununda sıkça kullanılan bir silah olsa gerek. Mitolojik anlamıyla ilgilenen tarihe meraklı o kadar insanın olmadığı varsayılırsa…İnternette aranan birinci kelime manken oyunlarına bakarsak genç kızlarımız internette arama bakımından erkek yaşıtlarını geçmiş durumdalar. İşin bu yönü ayrı tartışma gerektiriyor. Meselenin çok önemli bir boyutuna dikkat çekmek istiyorum.
Bilindiği gibi Romalılar önüne gelen herşeye ‘tanrılık’ sıfatı biçmişler, yani her önüne geleni ‘Tanrı’ ittihaz etmişler. Eski Yunanlılarda bu bir adeta tanrı enflasyonuna yol açmış: yer tanrısı, aşk tanrısı, meşk tanrısı, bereket tanrısı, yok bilmem ne tanrısı. Pekçok teolog (din bilimcinin) belki üzerinde birleştiği gibi Hristiyanlıktaki üçlü teslis inancının temelinde de Yunan kültürü egemenliği gözleniyor. Pekçok toplum aslında eski kültürlerinden kalan şeyleri yeni girdiği dine taşıma ya da uyarlama söz konusu. İşin ilginç tarafı batı dünyası zaman zaman üçlü teslisin dışına çıkıp bu Yunan Kültürüne her olayda referansta bulunuyor. Birlikte doktora yaptığımız bir İngiliz arkadaşın lafıyla ‘Yunan Kültürü olmasaydı batı dünyası olmazdı’ demişti. Batı dünyasında, mitolojik olarak Romalılardan kalma pekçok kelime ve kavramı hemen heryerde kullanma alışkanlığı var. Bu, olay Poseidon ile görülüyor. Örneğin meşhur programlama dili Delphi yine eski Yunan kültüründeki kavramlardan geliyor.
Bu olayın acı tarafı şu: Gençlerimiz aslında bu tür oyunlarla kendi güzel kültürümüzden biz farkına varmadan koparılıyor. Geçen sene yeğenim bir ricayla alan adı almamı istemişti. Bana saçma gelen bir isim önerdi: Lucifer diye.. Yani, şeytan anlamına gelen kelime.
Sonuç: Kendi güzel kültürümüzü, tarihimizi yansıtan güzel, kaliteli, özgün oyunları üretip yavrularımıza sunmak. Yoksa daha çok uzun bu kültürel dejenarasyon devam edeceğe benziyor.