Türkiye’de Hukuki Sorunların Ana Nedeni: Yasa ve Kanun Yorumlama (Interpretative Area in Law) Paradigmasının Oluşturulamaması
Türkiye’de Hukuki Sorunların Ana Nedeni: Yorum Paradigmasının Oluşturulamaması
Yasa ve Kanun Yorumlama (Interpretative Area in Law) Paradigmasının Oluşturulamaması.
Yazımın hukukçu ve hukukçu olmayan herkese faydalı olması dileğiyle. Hukukçu arkadaşlardan istirhamım meseleyi anlamamıza yorumlarıyla yardım etmeleri.
Nereden Çıktı Bu Başlık?
Son günlerde yaşadığımız olaylar nedeniyle sonunda Hukuk alanında da birkaç şey yazmaya karar verdim. Türkiye’de herkes her konuda birşey yazıyor
çiziyor. Sonunda bu konuda da sade vatandaş olarak ve meselenin bilimsel bazı yönü bizi de ilgilendirmekte olduğundan bu yazı ortaya çıktı.
Son Anayasa Mahkemesi kararıyla artık Hukuk Bilimi diye bir bilim olmadığına inanan kitlelerin sayısında büyük artış olduğu herkesin hemfikir olacağı husustur.
Peki hukuksal birtakım uygulamalardaki çifte standardın arkasındaki sorunlar nelerdir?
Pekçok hukukçu bir konuda birbirinden 180 derece zıt fikirleri ileri sürmekte ve bunu sonuna kadar savunmakta. İdeolojik kaygılar, dünya görüşleri vs vs hukuksal metinleri yorumlarken karar verme mekanizmasının içine ister istemez katılmakta.
Peki bütün bunların nedeni nedir?
Kanımca sorunun ana nedeni, Türkiye’de Hukuksal alanda başta bilimsel çalışmalar olmak üzere, Hukuk Fakültelerinde okutulan konularda bir eksiklik olduğudur. Sanırım bu konuda en doğru teşhisi yapan sayın Prof. Dr. Sami Selçuk. Sami Selçuk’un teşhisine göre sorunun kaynağı Turkiye’de Yorum Paradigmasının Oluşturulamaması.
Hukukta Yorum Paradigmasının Oluşturulamaması
Paradigma daha önceki yazıda açıklandığı üzere (bknz. paradigma) bir konudaki yazılı yazısız tüm kural ları barındıran modeldir.
Hukuk Herkesin Çekiştireceği bir Lastik Değildir
Prof. Dr. Sami Selçuk’a göre;
Hukuk öyle herkesin rastgele yorum yapabileceği bir alan değildir olmamalıdır. Yargıç, karar vereceği zaman herkese karşı bağımsız olmalıdır. Hatta kendine karşı bile. Vatanı memleketi kurtarmak yargıcın görevi değildir. Yargıç kendi inanç ve düşüncelerine karşı yani kendine karşı bile bağımsız olmalı, metni yorumlama sırasında hiçbir dış ve iç (kendi öz inançları) yoruma katılmamalıdır. Yasa metninde olmayan birşeyi çıkarım yoluna gitmemelidir.
Yargıç karar vereceği zaman varsa metin üzerinden gidip bir yorum bilimi dahilinde yorumunu yapmalıdır. Metin yoksa kendisi yasa koyucu olmadığından metin ihdas etme yoluna gidemez.
Hukukta Yorum (Interpretation in Law)
Kısa bir araştırma neticesinde yurtdışında Hukuk Fakültelerinde ‘Interpretation in Law’ yani Hukukta Yorum ismiyle bir dersin olduğu gözlemlendi (bknz Interpretation in Law). Bizdeki Hukuk Fakültelerindeki programda (bknz. Hukuk Fakültelerinde Okutulan Dersler) böyle bir ders yer almamakta. Mevcut ise bazı dersler içinde ne şekilde okutulduğu bilinmemekte. Ama ayrı bir ders olarak yer almaması bile konunun ne derece önemsendiğini gösteriyor.
Diğer bir makalede Türkiye’de Hukukta Yorum çalışmalarının eksikliğini kanıtlıyor. Bu makaleye göre
‘Günümüzde Anglosakson hukuk teorisi yorum sorunuyla çok yakından ilgilenmektedir. Hatta Bernard S. Jackson bu konuda bir “obsession”dan bahsetmektedir. Aynı şeyi Kıta Avrupası için söylemek güçtür. Özellikle Fransız ve Türk hukuk literatürlerinde yorum, çok az ilgi görmüş konulardan biridir. Yorum konusunda, genellikle, yasama yorumu, yargı yorumu ve bilimsel yorum olmak üzere “yorum çeşitleri”nden veya lafzi yorum, gai yorum, tarihsel yorum, kavramcı yorum, sistematik yorum, menfaatler içtihadı gibi “yorum metotları”ndan ya da analogia, argumentum a fortiori, argumentum a contrario gibi “yorumda kullanılan mantık kuralları”ndan bahsedilir.’ (1, 2)
Sami Selçuk’tan edindiğimiz bilgilere göre Hukukta Yorum konusu yurtdışındaki Hukukla ilgili eserlerde her hukuk konusu için başlangıç kitabı olarak yer almakta. Yani diyelim ki ciltlerce kitapta basılan Ceza Hukukunin ilk kitabı Ceza Hukukunda Yorumlama şeklinde.
Sami Selçuk’un ifadesine göre dini metinlerin yorumlanmasında bu bilim oluşmasına rağmen Türkiye’de yorum hukuku bulunmamakta. Dini metinlerde yorum örneği için (bknz. Dini metinlerde Yorum)
SONUÇ: Hukukta yorum bilimi maalesef bizde gelişmediği için hukukçular arasında her zaman böyle saçma yorum farklılıkları bulunmaya devam edecektir.
Kaynaklar
1. Kemal Gözler, “Realist Yorum Teorisi ve Mekanist Anayasa Anlayışı”, Anayasa Yargısı, Ankara, Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1998, Cilt 15, s.207-243 (www.anayasa.gen.tr/yorum.htm; 1.5.2004).
2. (Anayasa Mahkemesinin 36’ıncı Kuruluş Yıldönümü Nedeniyle Ankara’da Anayasa Mahkemesi Tarafından Yüce Divarn Salonunda 27-28 Nisan 1998 Tarihinde Düzenlenen Sempozyumda Sunulan Bildiri).
3. http://www.hasansen.av.tr/idealhukuk/duyuru_detay.asp?id=2494
