Bloglar - bLoglar - blOglar (Gültekin çetiner)


Yükseköğretimde Uluslararasılık Vizyonu

Posted in Yükseköğretimde Uluslararasılık by Gültekin Çetiner on the Kasım 19th, 2010

YÜKSEKÖĞRETİMDE ULUSLARARASILIK VİZYONU

Türkiye’mizin 2023 vizyonu altında belirlenen “Dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer almak” hedefi yüksek öğretimde uluslararasılık vizyonunu zorunlu kılmaktadır. 4′ü şu anda dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde yer alan ikisi ise uzakdoğuda yer alan uluslararasılık vizyonlarında belli başarıyı yakalayan toplam 6 ülkeyle basit karşılaştırma aşağıda yapılmaktadır.

Karşılaştırmanın gösterdiği sonuç Türkiye’nin 2023 vizyonu için en az 300 000 gibi bir yabancı öğrenci hedefi koyması gerektiğidir. Bu, mevcut durumla karşılaştırıldığında şu andaki yabancı öğrenci sayısının 15 katı gibi bir rakamdır. Olay basit bir yabancı kontenjanıyla kapasite kullanımı artırımı meselesi değildir. Türkiye’nin vizyonu doğrultusunda yumuşak güç olarak var olma misyonunun gerekliliğidir. Öte yandan son 15-20 yılda mevcut yabancı öğrencilerin 15 000 ve 20 000 gibi rakamlar arasında istikrarlı bir şekilde dalgalı seyrettiği düşünülürse uluslararasılık vizyonunun bu oranın başarılmasında ne denli önemli olduğu açıktır.

YÖK’ün, artık vizyonun gerçekleştirilmesinde önemli yer tutan yüksek öğretimin önünün açılmasında aktif rol oynamaya çalıştığı görülmektedir. Bunu hem özgürlük açılımları hem de YÖS’ün kaldırılması, IB ve SAT gibi Uluslararası sınavların ÖSYM sınavları yanında değerlendirilmesi şeklindeki tartışmalarda açıkça görmekteyiz. Fakat bu vizyonun gerçekleşmesi, uluslararasılık vizyonuyla ön plana çıkan başarılı rol model olan üniversitelere bağlıdır. Rol modelliği mevcut kurulu üniversiteler için pek mümkün gözükmemektedir. Sahip olduğu devasa öğrenci ve akademisyen sayıları, yerleşmiş paradigmanın ürünü hantal yapılarıyla mevcut üniversitelerden birisinin rol modeli olması hemen hemen imkansızdır. Üniversitenin bilindiği gibi “araştırma-geliştirme”, “eğitim-öğretim” ve “sosyal sorumluluk-toplumsal hizmet” şeklinde 3 işlevi vardır. Bu 3 temel işlevi ayakları birbirine sıkı sıkıya bağlı 3 ayaklı tabureye benzetebiliriz. Üçü arasında bir denge kurulması ve ilişkilerinin çok iyi bilinmesi ve yönetilmesi gerekmektedir. Örneğin, en temel çıktılardan olan “yeni bilginin üretilmesi” araştırma-geliştirme işlevinin ürünüdür. Bu işleve bağlı olan eğitim-öğretim ayağındaki sonuçlardan birisi yeni eğitim-öğretim programlarının açılmasıdır. Halbuki köklü üniversitelerde özellikle lisans düzeyinde yeni bölümlerin/programların açılmasının güçlüğü aşikardır. Bu nedenle rol model olacak örnek üniversiteler yeni kurulmakta olan üniversiteler arasından tepeden tırnağa uluslararasılık vizyonuyla yapılandırılacak şekilde seçilmelidir. Uygulamaları ve sonuçlarını birebir gözlemleme açısından bu öncü üniversitenin merkez konumda olan Ankara’da kurulması daha uygun olabilir. Uluslararası dinamiklerin her şekilde yapılandığı yerin Ankara olması, Yüksek Öğretim de dahil tüm politikaların burada üretilmesi gibi nedenler yüzünden pilot üniversite olarak seçilecek bu üniversitede deneyimler merkezden etrafa doğru yayılabilir. Diğer alternatif olarak mevcut tarihsel/kültürel, coğrafi konumu gibi nedenlerle belki İstanbul olabilir. Herhalükarda bu şekilde kurulacak üniversitelere ihtiyaç bulunmaktadır.

Elbette Uluslararasılık dendiğinde yabancı akademisyenleri unutmamak gerekir. Yabancı akademisyenlerin yüksek oranında da bu vizyonun ortaya konulması gereği açıktır.

Diğer Yazılar: (bknz Uluslararası Bir Üniversite İçin 6 Misyon)
1) Uluslararasılık Misyonu
2) Kültürlerarası Yetkinlik Misyonu
3) Evrensel Etik Değerler Misyonu
4) Disiplinlerarasılık Misyonu
5) Toplumsal Hizmet Misyonu
6) Kapsamlı Mükemmeliyet Misyonu

Sonraki Sayfa »